Yazar: Hızır Ali

  • Hafız23 Projesi

    Ayrıntılar yükleniyor.

    Bu projemizin amacı her müslümanın 23 yıl içerisinde hafız olmasını içermektedir.

    Ezberlemeyi unuttuğum günler ne yapacağım?

    Eğer unutulan günün ayeti kısa ve yeni günün ayeti kısa ise ikisini birden ezberleyebilirsiniz.

    1. Başlangıç: Sayfa başına gelince. O sayfayı 7 kere yüzüne okumak. 3 kere sesli okunmasını takip ederken dinlemek.
    2. gün : 1. ayetin ezberlenmesi
    3. gün : 2. ayetin ezberlenmesi
      4.
      5.
    4. gün : Son ayet ezberlenilen günün ertesi o sayfayı komple çalışılıp has yapılması.
    5. gün : Bir sonraki sayfaya geçiş yapılır ve süreç aynı şekilde devam edilir.
  • Ruhumun Ruhu

    Ruhumun Ruhu

    Ruhunun ruhuna ruhu kavuştu bugün. Rabbim cennette buluşmayı nasip eylesin.

    <3

  • Maneviyat Pili

    Maneviyat Pili

    Size beni derinden etkileyen bir anımı anlatmak istiyorum. Bir gün evin duvar saati duvarda bozulmuş halde asılıyordu. Dikkatimi çekti. Tamir yapmayı gayet seven birisi olarak hemen aldım saati, oturdum başına.

    Önce pilini değiştirdim, hayır sıkıntı pilden kaynaklanmıyordu. Mecbur içini açtım ve tüm parçalarını dağıttım. Bilenler bilir saatin içerisi biraz karmaşık yapıya sahiptir öyle kolay toplanmaz. Peder bey bana “Onu daha toplayamazsın.” bile dedi. Neyse, fıtratımdan kaynaklı bu gibi durumlar benim daha fazla keyif aldığım hale dönüşüyor. Bir hayli uğraşın sonunda saati tek parça halinde toparlayabildim. Test aşamasına geçmiş oldum ve saatin pilini taktım. Olacak iş miydi onca uğraştan sonra böyle olması? Saat çalışmıyordu.

    Yalan olmasın tam hatırlamıyorum saati tekrardan tamire çalışmaya bir şey mani oldu, uğraşamadım. Akşama doğru beni Peder ile Biraderim görüntülü arıyorlar. Saati çalıştırmışlar ve bana göstermek için beni aramışlar. Bir hayli şaşırdım tabi ki hemen nasıl yaptıklarını sordum. Hiç tahmin etmediğim ve beni uzun seneler etkileyen şu cevabı aldım. “Pilini ters takmışsın”.

    Evet, bu hikayede hamdolsun ağır sonuçlar ödemedim saati tamir edip pilini ters taktığım için ama hayatın içinde bu kadar nasipli olamayabilir insan. Tüm her şeyi doğru yaptığımızı düşünüp son evrede saatin pilini yanlış takarsak hiçbir şeyin manası kalmayacaktır. Ne mi demek istiyorum? Şu iki şeyi. Birincisi her şeyi doğru yaptığımızı düşündüğümüzde belki de en önemli parçayı es geçiyoruzdur. Üzülmeyin, belki de o son parça tersine dönmesi için zamanı bekletiliyordur. İnsanoğluna çabalamaktan başka ne yakışır ki? İkincisi ise ilki kadar hafif bir çıkarım olmayacak. Hayatın içerisinde bazı meselelere canımız pahasına değer veriyoruz. Olabilir, bazen dişini tırnağına takıp çalışmalı insan ama sadece saatin içerisine de çalışmamalı. Her şeyin onunla anlam bulduğu “maneviyat” pilini de ters takmamalı.

  • Manaya Ulaşmak

    Günümüz bazı mümin ve mümineler zikir çekmeyle alakalı yanılgı içerisinde. Yunus Emre’nin “ben bilmem” ve Mevlana’nın “Hû” zikirleri ile nefislerine galip geldiklerini ve takva ehli olduklarını biliyoruz. Güzel bir niyetle aynı zikirleri çekerek nefsinin türlü oyunlarının önüne geçileceğini düşünmek yanılgıya başlanılan kısım. Bu hataya meselelere yüzeysel bakıldığından dolayı düşülmekte. Aslında her mümin ve müminenin kendi aleminde kendi zikrini bulması gerekiyor. Yunus Emre’nin “ben bilmem” dediğinde hissettikleriyle, bizim o zikri çektiğimizde hissettiğimizin aynı şey olamayacağı gibi, zikrin nefsimize tesir etmemesinde fikri alt yapımızın buna müsait olmaması da söz konusu. Malesef ezberlenilen fakat belki de bir defa zikrediğinde kalbi titretecek zikirlerin kuru bir dille manasının dahi bilinmeyerek zikredilmesi yapay bir çiçeği sulayıp büyümesini beklemeye benzemektedir.
    Sayının çokluğunda maharet görmek bir başka yanılgı. Günümüz koşuşturmacasını zikirlerimize de mi uygulamaya kalktık yoksa? Toprağa 100 bozuk tohum serpmek mi yoksa 1 ama sağlam tohum ekmek mi? Gönül toprağımıza 1 tohum ekelim ama yeşerdiğinde tüm benliğimizi sarmış olsun. Bir tohum saçalım ruhumuza 100 lere takas etmeyeceğimiz.